Büyümüşüz.

-Çok sevip, gözümüzü karartıncaya kadar sevip, aynı şekilde sevilmeyeceğimizi bile bile daha da fazla sevip, vazgeçmesinden çok çok sonralar, vazgeçmiş gibi yapıp aslında hiç vazgeçmeyip, vazgeçme duygusundan yoksunluğu saklamayıp, görmesini istercesine iteledikçe iteleyip, onun da teptikçe tepip üzerimize erozyonlarla gelip, kayalar ve taşlar altında ezerek, nefes almayı zorlaştıran bir hayata merhaba dedirtip, bununla yaşamayı öğretip, kimselerin uzanan elini istemeyerek, sadece bir tek o elin uzanmasını bekleyip, bekledikçe ölüp, öldükçe tekrar dirilip, düşündükçe çıldırıp, yemeyi içmeyi çoktan unutarak, bir tek onun varlığıyla doyabileceğini bilip, hala bekleyip, bekledikçe yine düşünüp, saatlerce ama saatlerce düşünüp, anıları, geleceği, geçmişi, kokusunu, gülüşünü, ses tonunu, yüz hatlarını, ellerini, mimiklerini her şeyini gözünün önünden geçirip, ağzından dökülen cümleleri tek tek kulakta yankılanıp, sevgi, değer, fedakarlık, güven ve binlercesinin patlayan ampul misali düşüşlerinin gözümüzü yakarak siyahlaştırıp, silkelenip ayağa kaldıracak olan şeyin mutluluk değil de acı çekmek olduğunu anlayıp, o kocaman kaya ve taş erozyonunun arasından sızan güneşin, tozun, havanın farkına çok sonralar varıp, yeniden görmenin, nefes almanın, hatta öksürmenin mucizeviyetine ulaşıp, içinizde sizi uykudan uyandıran, uyandırmaya da devam edecek o sevgili zaman sureti'ne minnettarlarınızı sunarak, hiçbir eli beklemeden o yığının altından bedeni ve ruhu yükseltip, bir şeyleri geride bırakabilmenin cesaretinin verdiği mutluluk olsa dahi, yine de acısından ısırık alıp, yine de geriye dönüp bakma isteği duyup, dönüldüğünde ise gözyaşlarınızın gülümsemelerinizin önüne denizler, barajlar kurduğunun farkına varıp, yine de pişman olmayıp, yine de sevginizle, verdiklerinizle ve bunun üstüne hiç alamadıklarınızla gurur duyarak, önüne dönüp gidebilmeyi, yeniden sevilebilmeyi beklemeyi, mutluluğun yanında mutsuzluğa da varım diyebilmeyi, aramayı, keşfetmeyi, her şeyi yeniden göze alarak yaşamaya bir kez daha evet deyip, adımları daha sağlam basıp, sigarayı sonuna kadar tüttürüp, kadehi sonuna kadar devirip, o mahur besteyi ve Müjgan'ı da es geçmeyip anacak ve kafayı eğip gülümseyerek derslerin* hocasına*, hocasının dersine bir teşekkürü de esirgemeyecek kadar-

Çok büyümüşüz.

#Low Roar - Friends Make Garbage (Good Friends Take It Out)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder