Sonra Dedim ki;







Bana hep böyle davransan ne güzel olur; #Samuel Barber - Adagio For Strings.

Yoyo.

Hep orada bir yerlerde. Adını koyamadığım, cümlelerle ifade edemediğim. Belki bir kitle, bir parça, bir hücre. Bir yerlerde saklanmış. Ne zaman çıkacağı hiç belli olmuyor. İsterseniz o gün dünyanın en mutlu insanı olun, bir anda sizi iki duvar arasına çekip sıkıştırabilir, nefesinizi kesebilir, ağlamanız için sizi büklüm büklüm yapabilir. Bana şuan tam olarak yaptığı bu. Öyle ki, az önce ılık kokusunu içine çekmeye çalıştığım havayı bile kendime benzettim. Tesadüf mü, bilemiyorum. Adını ne koyarsanız koyun, benim için hiç yabancı olmayan durumlar. Anlatmak istediğim o kadar şey varken, bir türlü anlatamayışımın içimde oluşturduğu tıkanıklık belki de bu. İnsanlar çok, ama kelimelerin sevdiği insanları bulmak zor.
Bir alıntı paylaşmak istedim, sadece paylaşmak, öylesine, yukardakilerle alakasız, bilmem belki de alakalı.; "Herhangi bir yerde kutsallığı görüyor muyum? Tek gördüğüm alışkanlıklar. Doldurulması gereken boşluklar, tatmin edilmesi gereken açlık." Bu cümleler yok mu bu cümleler, ah.
Bu şarkılar yok mu bu şarkılar, ah; #The Neighbourhood - Sweater Weather.

Calamity Jane.

Şeye inanır mısınız, hani bazı nesneler vardır, kişiyle özdeşleşmiştir. Karakterine cuk oturmuştur. Sanki o nesnelerin hepsi, onun kişiliğinin bütünüdür.
Bir de şeye inanır mısınız, diyelim ki birini ne zamandır görmüyorsunuz. Onunla son buluşmanızda giydiğiniz kıyafeti giydiğiniz zaman onu göreceğinize inanırım ben. Test edilip onaylanmıştır. Valla 3 aydır giymiyordum o kıyafetleri, unutmuşum, giyeyim dedim. Herif onun sabahında karşımda bitiverdi. Nasıl bıraktıysa öyleydim:)
Bugün Cashback filmi aklıma düştü, ne güzel film idi. Bir daha izlenme şeysi gelmiş bence. Ondan bir şarkı paylaşalım mı o zaman; #Grand Avenue - She.

Efkarım Birikti Sığmaz İçime Nımnım.

Kulağımda full Massive Attack çalıyorsa, sıkı tutunun demektir. Çünkü sarhoşum ve direksiyon benim ellerimde. Hayatı sevmemize ramak kalmış olabilir. Ama alkol almadım, ama Massive Attack dinliyorum, anlatabildim mi?
Şu dünya, her geçen gün beni kendinden bir adım daha uzaklaştırıyor. İnsanlar hiçbir şeyin farkında değiller. Bu durum beni artık üzmeyi geçti, farklı bir hale geldi. Hepsini karşıma alıp, dünyanın en büyük seminerini sunmak istiyorum. ''İlk olarak herkes yanındakini bir tokatlasın bakalım.'' da açılış cümlem.
Yine düşünüyorum ama ifade edemiyorum inanır mısın? Denemeye çalışıcam. Adam ya da kadın, kendini yaşıyor. Ya da kendini yaşadığını sanıyor. Ev, iş, okul, yemek, eğlence, uyku. Her insanın ihtiyacı. Onun hayatı, Şirin mahallesi, 06. cadde, Çiçek apartmanı, No:3 Ankara'dan ibaret. Ya da Türkiye/Ankara'dan. Ya da Türkiye'den. Türkiye = Dünya = Ankara = Şirin mah. Çiçek Apartmanı No:3. Hani o koca top, kocaman dünya sadece o sokaktan, o evden ya da şuan yaşadığımız şehir/ülkeden ibaretmiş gibi. Bazen insanlar neyle uğraşıyor, biz neyle uğraşıyoruz anasını satayim diye bir cümle kurmuştum hani. ( anasını satayim dememiştim, bi küfür kullanmıştım aslında. ya şaşırttım değil mi seni sayın yabancı? şuraya bir eksi koyuyorum. çalış gel. ) Dünyada neler neler dönüyor, kralından kölesine, tokundan açına, derneklerinden gizli örgütlerine kadar. Ama bizim hiçbir şey umrumuzda değil ki. Nasılsa şu ülkenin, şu şehrinin, şu semtinin, şu dairesinde popom sıcak, karnım tok. 'Banane kardeşim, ben mi kurtaracağım dünyayı' göbeğini büyütüp duralım. Ancak böyle anlatabilirdim. Bazen başka bir ülkede doğsam, başka bir ırk'a ait bir insan olsam, neler hissederdim, nasıl yaşardım çok merak ediyorum. Şu Müslüm Gürses'in şarkısı bir İtalya'nın kulağına nasıl geliyor acaba? Ya da bazen, neden burası, neden bu yer, bu zaman, bu insanlar diye sonsuz sorularla beynimin içini labirentlere dönüştürüyorum. Ağzımdan çıkan her kelime, ona uyum sağlayan dudak hareketleri ve dil'im bir an ağır çekime giriyor. Üzerime giydiğim insan kostümü artık dar geliyor. Ruhumun büyüyeceğini hesaba katmamışlar. Ben neden o aptal tavşan kostümünü giyiyorsun dediğimde, bana sen neden o aptal insan kostümünü giyiyorsun der tabi, haklı. Aman be güzel kızım'dan bisiktirgit arkadaşım'a kadar uzanan doğru, hani şu lise matematiğinde bol bol çizdiğimiz, iki ucu açık. Ya da boklu değnek mi desek? Ağzımız da bir kaç paragraf yazdık mı bozuluyor arkadaş, görüyor musun.
O zaman mathilda was here, mathilda's songs always here; #The Black Keys - Lonely Boy.  -buamcagibioynamayanıdövüyorlarmış.-

Kirpi.

'' İnsan kendi tekilliğinin işaretini göreceğini sanarken, karşısında egemen bir toplumsal davranış kalıbı keşfedince daima fazlasıyla allak bullak olur. '' demiş Muriel Barberry. Ne güzel de demiş. Her daim öpülesi.

 #Kings of Convenience & Royksopp - I Don't Know What I Can Save You From.

Summertime Sadness.

Bir anlık mutluluk ve bir anlık hüzün arasında gidip geliyorum. Çok tehlikeli. Çok farklı kararlar almama sebep oluyor. Arkam, yağan yağmura dönük. Kafamı çevirdiğimde aklımdan geçen ilk şey, gerçekten yağmurda ıslandım mı? Yağmurda ıslanmadan ölmek istemiyorum.
#Lana Del Rey - Born To Die.