Castaway.

Bugün üst üste duran kitapları saydım.Her zaman yaptığı şeyler beynimin.Sekiz saymıştım ama yediydi.Ya da yedi saymıştım ama altıydı.Odama giren küçük bir böceği gördüm.Sadece ona baktım.Onun ışıklar kapanmadan önceki korkusunu düşündüm.Ezilmemek için vereceği mücadeleyi,her bir tarafına alacağı darbeleri..Her şeyin bu kadar kocaman gözükmesinin ona ne kadar korkunç geldiğini merak ettim.Aslında baktıkça ondan bir farkım olmadığını anladım.Pencereye yöneldim.Aklıma gelen tek soru şuydu; dışarda yağmur yağıyor desem acaba bana inanır mı?

#Shearwater - Rooks.

Candy And Dan.


Bir zamanlar Candy ve Dan vardı.. (Candy - 2006) vanimedle11

Jules et Jim.

You said, "I love you," I said, "Wait." I was going to say, "Take me," you said, "Go away."

Bonamassa.

*Evet,giriş olarak şundan bahsetmek isterim. Suya Yazılan Yazılar adlı blogun yazarı Burak'la uzun zamandır tanışıyoruz.Ara sıra konuşur,sohbet ederiz kendisiyle.Bir ara,yeni yeni keşfederken birbirimizi benden -sağolsun- blog önerileri yazısında bahsetmiş,güzel sözleriyle övmüştü.O gün kendinden ilginç bir mesaj aldım.Kendine gelen sorular içinde benim blogum ve ismim de geçiyormuş.Bir kaç arkadaş Blog önerilerinde en çok benimkini izlemekte karar kılmışlar ve yeni yeni bloggerda oldukları için de bilmedikleri konularda Burak ve benden yardım almak istemişler.İşte bu güzel.Gerçekten güzel.Neden biliyor musunuz,hani demiştim ya bir yazımda,siz farkında olmadan; o bildiğiniz sizin olan hayatınızda geçmişinizi ve geleceğinizi yaşarken,bilmediğiniz insanlar sizin yazılarınızı okuyor,siz farkında olmadan sizden etkileniyor ve en önemlisi bence dillerinde bir kerecik bile olsa sizin isminiz geçiyor.Çok güzel bir duygu.Ve çok da teşvik edici.Bir kişinin bu içtenliği,sizi sadece onun için bile yazmaya teşvik edebiliyor.Aslında her blogda hemen hemen aynı amaçla yazıyoruz;biraz kendimiz için,biraz da paylaşmak için.Bazen en yakınınızdan göremediğiniz desteği,yüzünü bile görmediğiniz blog insanlarından alıyorsunuz.Ve ben burda çok şey öğrendim.Müziği,sinemayı,fotoğrafçılığı yeniden keşfettim.Yeri geldi,çok ilgimi çekmeyen bir alan olan şiir sanatını ve onu okumayı bile öğrendim.Güzel arkadaşlar kazandım.Bu yüzden artık kendimin yanında sizin için de yazıyorum.Çok sıkmadan ve konudan sapmadan bu kısacık girişte onlara teşekkür etmek istedim.Ve tabi ki Burak,sana da.Senin önerin olmasaydı,belki hiç karşılaşamayacaklardı benle.Tıpkı ilk bloga yazdığım günlerdeki gibi hissettim sen söylediğinde.O zamanlar da öyle insanlar vardı,resimsizlerdi,yorum yazmazlardı -ki yine söylemişimdir,öyle bir kaygım yok- ama sevdiklerini bilirdim.Ordan ya da burdan mutlaka haberim olurdu.Bu güzel duyguyu yeniden hissettirmek zordur ve bunu tekrar başardığınız için de ayrıca teşekkür etmek isterim size.Ben ve Burak her konuda yardımcı olmaya hazırız.
*Küçük şeylerle mutlu olan ben,yine küçük şeylerle dünyanın en mutsuz insanı olabiliyorum.
*Travis'ten sonra annem de Yağmur dediğinde yağmaya başlıyor. o.O
*Heath Ledger'm yine uğramaya başladı rüyalarıma.Ya,aslında hiç gitmesen?
*Halil Sezai Paracıkoğlu'nu bilirsiniz,çok severim ben de herkes gibi.Sesini ilk kez Okan'ın programında duymuştum.Hatta annemle izliyoduk ve hayran kalmıştık.Az önce bir röportajını izledim.Adam hem efendi hem de zevkli yahu.Demesin mi Moulin Rouge ve Trainspotting filmlerinden çok etkilenmiştim diye,işte o zaman daha da sevdim kendisini.Eylül'de albümü çıkacakmış,almayanı dövüyorlarmış.
*Dedikodu kazanı fucker fucker kaynıyor.Kuşlar değil,kulaklarım söyledi.
*Gitar çalmaya başlayabilirim.Belki yarın,belki yarından da yakın.
*F.ck Burger King,come Arby's.
*O değil de bir aralar Ajdar vardı ya,noldu ona?
*İşte beklediğiniz an geçti bile.
*Ne zamandan beri iyi olmanın mutlu olmak anlamına geldiğini düşünüyorsun? #Ray Bradbury,Uğursuz Bir Şey Geliyor Bu Yana.
*Blues geceleri her zaman bir kırmızı şarabı,hafif rüzgarlı dolunaylı bir geceyi ve sigara dumanını hatırlatır bana.Ya da kırmızı elbisenin içinde,elinde sigara ve kadehiyle,asfaltın üzerinde çıkardığı topuklarının sesiyle Ay'ın aydınlattığı boş bir sokakta yürüyen güzel bir kadını.
*O zaman şarkımız belli; Joe Bonamassa - Black Night.

Bir Dahi: Jesper Kyd.

Bu dünyada tapılası insan çok. Onlardan biridir.
Mesela BU yaptığı dahiliklerden sadece bir tanesi.