'Nasıl' Olmadan.


















Kısa bir süre,uykularım kaçmıştı.Sabahı izlemeye alışmıştım.Ama o dakika ölüceğimi bilsem yukardakilere izlemediğimi söylerdim.Çünkü izlememiştim.Onlar daha iyi anlardı ne demek istediğimi.
Kısa bir süre,tırnaklarımı yemekten vazgeçmiştim.Unutmuştum.Ellerim çok çalışıyordu,olduğundan fazla meşgullerdi.Parmaklarım sızlasa da yazardım.Çünkü yazmamıştım.O daha iyi anlardı ne demek istediğimi.
Kısa bir süre,yeniden hissetmiştim.O kadar hissizliğin içinde hem de.Küçüktü,güzeldi.Atıyordu.Çünkü uzun süredir sesini duymuyordum.O anlayamazdı bunu.Neler düşündürdüğünü,hissettirdiğini; ne kadar kalıcağını,ne zaman gideceğini; neleri sevdirdiğini,neleri öğrettiğini.
Ben de anlayamazdım onu.Susmayı çok severdi.Belki,konuşan yüzüydü,boşluklarını benim doldurduğum.Benim koyduğum gözler,burun,dudaklar,saçlar.Ama benim koyamayacağım dil; sözler,anlamlar.Boşunaydı onu konuşturmam bu yüzden.
Yorganım ince değil.Güneş seviyor odayı ama bugünlerde üşüyorum.Çünkü sıcaklığımı kaybediyorum.Herkes anlayabilir ne demek istediğimi.Aslında anlayamaz.Sadece anlamak istedikleri kadar,kendi cümleleri,kendi gözleri,kulakları kadar.
Bu yüzden gitmek istiyorum.Her yeri gezmek,denizi yada o kocaman şehri ayakları altına alan evimin duvarına dayadığım yatağımda uyumak;çayımı,nefesimin dumanıyla
birlikte yudumlamak,hiç bağırmadığım kadar bağırarak şarkı söylemek,fotoğraflardan yaptığım duvara karşı uyuyakalmak.
Kimsenin nasıl uyuduğumu,nasıl güldüğümü,nasıl hapşurduğumu,nasıl sinirlendiğimi,nasıl konuştuğumu,nasıl baktığımı bilmesine gerek duymadan.
Elimde gitarım,belki bu şarkıyı söylerim.Kızarmama gerek kalmadan.
Trespassers William - Lie In The Sound.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder